Karadağ son yıllarda Türk turistler arasında oldukça popüler bir rota. Bunun en büyük nedeni tabii ki Türk vatandaşlarının vize gerekliliği olmaması, özellikle Schengen vizesinin çok zor alınabildiği bir dönemde olduğumuzu düşünürsek hiç de şaşırtıcı değil. Karadağ’ın uzun bir süredir Schengen bölgesine dahil olma ihtimali de sürekli konuşulduğu için çoğu kişi vize ihtiyacı olmadan gidip görmek istiyor.
Bu bizim Karadağ’a ikinci seyahatimizdi. 7 yıl sonra tekrar ziyaret ettik ve bu geçen sürede neler değişmiş gözlemleme fırsatımız oldu. Karadağ’ın bu kadar tercih edilmesinin tek nedeni tabii ki vize durumu değil. Yeni yerler keşfetmek isteyen pek çok Avrupalılar ve deniz aşırı ülkelerden gelip Cruise tatili yapan turistler de var. Son dönemde ziyaret ettiğimiz en kalabalık ve turistik rotalardan biri oldu. Özellikle 7 yıl öncesine kıyasla çok çok kalabalık olduğunu ve fiyatlarında bununla beraber yükseldiğini söylemek yanlış olmaz.
Biz aslında Saraybosna’ya olan yolculuğumuzda burada mola verip toplamda 4 gün geçirdik. 2 gün Kotor, 2 gün de Herceg Novi’ye ayırdık. Herceg Novi’yi tercih etmemizin sebebi buradaki film festivalini takip etmekti. Bizce turizm bakımından hala gelişmekte olan bu ülkelere film festivali gibi etkinlikler için gelmek iyi bir karar.
Onun dışında yaz aylarında gelmek pek mantıklı değil. Çünkü zaten küçük olan şehirler cruise gemilerinden inen turistlerle dolup taşıyor. Mesafeler kısa olsa da gezilecek yerler arasında trafik yoğunluğu yaşanabiliyor.
Yeme-içme anlamında turistik ve niteliksiz bulduk genel olarak. Denediğimiz bazı mekanlar tavsiye edemeyeceğimiz kadar kötüydü. Genel olarak bütçe dostu bir rota da değil.
Restoranlar:
Kafe-Kahvaltı-Fırın:
Şarap/Bar:
Tatlı / Dondurma
Kotor körfezi çevresinde Stari Mlini ve Catovica Mlini tavsiye edebileceğimiz iki mekan. Özellikle atmosfer olarak etkileyici, yemekler ise bölgeye göre iyi ama aşırı etkileyici bir yanı yok. İki restoran da lokal malzemeler kullanarak iyi deniz ürünleri servis ediyor. Rezervasyon şart.
– Catovica Mlini’de bölgeden peynir ve şarküteriler ile başladık. İrmik kaplı ahtapot ve trüflü levrek yedik.
– Stari Mlini’de ise yemekler ve servis biraz daha zayıftı. Şarap soslu karides ve deniz mahsüllü makarna favorilerimiz oldu. Burası özellikle gün batımında çok keyifli.
– Eğer manzaraya karşı bir şeyler içmek isterseniz Horizont Bar ve Tivat’taki Crush Winebar iyi seçenekler.
– Koffein Specialty Coffee, Balkanlarda denk geldiğimiz en iyi kahveci olabilir. Kokteyl ve şarap da sunuyor.
– Pekara Panino, kahvaltı için tercih edebileceğiniz bir fırın. Börekleri lezzetli.
– La Terrazza, fena olmayan bir İtalyan restoranı. Hemen yanında katlı otopark var. Buraya park edip her yere yürüyebilirsiniz.
– Tri Lipe, hemen sahile inerken popüler bir et restoranı. Balkanlarda genel olarak etler, köfteler lezzetli. Burası da fena değil.
– Place, burası da hemen sahilde önünde denize girebileceğiniz bir platform bulunuyor. Kahvaltı veya gün içi atıştırmalık için tercih edilebilir.
– Moritz Eis, bölgenin zincir dondurmacısı. Çok şekerli olmaması iyi ancak bazı çeşitleri çok tatsız.
– Mamula adasındaki otel ve restoranı da listemizdeydi ancak deneme fırsatımız olmadı.
Karadağ, küçük yüzölçümüne rağmen sunduğu doğal güzellikler, tarihi atmosferi ve sakin yaşam tarzıyla Balkanların gizli cennetlerinden biri. Adriyatik kıyılarının eşsiz güzellikteki koyları, tarihi kasabaları ve etkileyici dağ manzaralarıyla Karadağ, seyahat tutkunları için keşfedilmeyi bekleyen özel bir destinasyon.
Karadağ’da konaklama için ideal bir üs olarak Kotor Körfezi bölgesini tercih edebilirsiniz. Kotor’un hemen yanı başındaki Dobrota, hem tarihi merkeze yakınlığı hem de sakin atmosferiyle konaklama açısından oldukça mantıklı. Burada butik oteller, deniz manzaralı daireler ve geleneksel taş evlerde kalabilirsiniz.
Eğer daha sakin ve huzurlu bir ortam arıyorsanız, Donji Stoliv veya Prčanj sahilinde bulunan evlerde konaklamak harika bir seçenek olacaktır. Buralarda kaldığınız evlerin hemen önünden denize girme şansınız var. Biz özellikle buranın sakinliğini, günbatımı manzaralarını ve sabahları sakin sularda yüzme imkanını çok sevdik.
Karadağ’ın tarihi kent merkezleri genellikle oldukça küçük ve kolay gezilebilir. Özellikle Kotor’un tarihi şehri, UNESCO Dünya Mirası listesindeki surlarıyla etkileyici olsa da Dubrovnik kadar ihtişamlı ve büyük değil. Ancak bu, gezmesi kolay ve keyifli olduğu anlamına geliyor. Kotor surlarına çıkıp tüm körfezi panoramik olarak görebilir ya da dar sokaklarda dolaşıp keyifli kafelerde dinlenebilirsiniz.
Kotor Körfezi’nde bizim favorimiz, Perast kasabası oldu. Perast’ın sahil şeridinde yürüyüş yapıp, deniz kıyısında küçük restoranlarda taptaze deniz ürünlerinin tadını çıkarabilirsiniz. Ayrıca Perast’ın hemen karşısında bulunan Lady of the Rocks adasına tekneyle geçerek buradaki kiliseyi ziyaret edebilirsiniz.
Eğlence ve hareketlilik arayanlar için Herceg Novi doğru adres olabilir. Biz festival döneminde gittiğimiz için şehir oldukça canlı ve neşeliydi. Kanlı Kula ve Forte Mare kalelerinde düzenlenen açık hava sinemalarında film izlemek unutulmaz bir deneyimdi. Forte Mare’nin hemen önündeki plaj, denize girmek için güzel bir seçenek. Daha sakin koylar arıyorsanız, kişi başı yaklaşık 20€ karşılığında tekne turlarıyla yarımadanın etrafındaki bakir koylara ve mağaralara açılabilirsiniz.
Karadağ sahilleri, kristal berraklığındaki deniziyle büyülüyor. Yüzmek için bizim en sevdiğimiz yer, Sveti Stefan’ın hemen yanındaki Milocer Beach oldu. Bu plaj sakin, temiz ve doğa ile iç içe bir ortam sunuyor. Aynı bölgedeki Queen’s Beach ve Kraljicina Plajı gibi seçenekleri de değerlendirebilirsiniz. Budva’da konaklıyorsanız, Budva’dan kalkan teknelerle Sveti Nikola Adası’na geçip, burada da güzel plajlarda vakit geçirebilirsiniz.
Karadağ’a Arnavutluk üzerinden giriş yapıyorsanız, Stari Bar veya Ulcinj gibi yerlerde mola verebilirsiniz. Stari Bar, tarihi dokusuyla kısa bir yürüyüş yapmak için uygun bir kasaba. Çok büyük ve özel bir beklentiye girmeden, kahve molası eşliğinde tarihi kalıntılar arasında kısa bir gezinti yapabilirsiniz. Ulcinj ise Osmanlı döneminden kalma yapıları ve sakin plajlarıyla farklı bir atmosfer sunuyor.
Başkent Podgorica ve eski başkent Cetinje, Karadağ’ın diğer bölgelerine göre daha az turist çekiyor ve genellikle transit nokta olarak kullanılıyor. Ancak bu bölgede biraz daha zamanınız varsa, yakınlardaki Shkodra Gölü’nde sakin bir tekne turuna katılarak doğanın tadını çıkarabilirsiniz.
Eğer Karadağ’da biraz daha macera ve doğa deneyimi yaşamak isterseniz, ülkenin iç kesimlerine doğru yol alabilirsiniz. Durmitor Milli Parkı, eşsiz doğası ve yüksek dağları ile doğa tutkunları için bir cennet. Burada Tara Kanyonu’nda rafting yapabilir ya da yürüyüş parkurlarında trekking yapabilirsiniz. Ayrıca, Ostrog Manastırı, dik bir yamaca oyulmuş mimarisiyle büyüleyici bir durak noktası. Bu manastır, hem manevi bir merkez hem de manzarasıyla unutulmaz bir ziyaret noktası.
Karadağ’ın sahil şeridini gezmek için bizce en az 3-4 gün ayırmak lazım. Daha kapsamlı bir gezi planlıyorsanız, toplamda bir hafta ayırarak hem sahil kıyılarını hem de iç kesimleri keşfedebilirsiniz. Karadağ’da yapılacak aktivite az ancak daha sakin ve huzurlu bir tatil arayanlar için ideal destinasyon.
Karadağ’da geçirdiğimiz zaman boyunca biz en çok Perast’ın büyüleyici manzaralarından, Herceg Novi’nin canlı atmosferinden ve Milocer Plajı’nın sakinliğinden etkilendik. Siz de Karadağ seyahatinizi planlarken bu önerilere göz atabilir ve kendi rotanızı oluşturabilirsiniz.
Karadağ, doğal güzellikleri, tarihi kasabaları ve Adriyatik kıyısındaki muhteşem manzaralarıyla dikkat çeken bir Balkan ülkesidir. İşte Karadağ’ın en karakteristik yerleri:
Karadağ, hem doğal güzellikleri hem de tarihi dokusuyla keşfedilmeyi bekleyen bir cennet gibi. Özellikle yaz aylarında, bu bölgelerin her biri ziyaretçi akınına uğradığı için daha sakin zamanlarda gitmek en mantıklısı 🙂
Karadağ’a ulaşım için uçak, araba ve otobüs gibi farklı seçenekler değerlendirilebilir. Tabii ülkemize çok yakın olmadığını düşünürsek uçak en sık tercih edilen ulaşım seçeneği.
Karadağ’a Türkiye’den direkt uçuşlarla veya aktarmalı olarak ulaşabilirsiniz.
Alternatif olarak, Belgrad (Sırbistan), Saraybosna (Bosna Hersek), Viyana (Avusturya) veya Dubrovnik (Hırvatistan) üzerinden aktarmalı uçuşlarla da Karadağ’a ulaşabilirsiniz.
Karadağ’a araba ile seyahat etmek isteyenler için birkaç farklı güzergah bulunmakta. Biz geçtiğimiz sene köpeğimiz Robin ile gezdiğimiz için arabayı tercih ettik ve Yunanistan-Arnavutluk üzerinden giden rotayı tercih ettik.
Karadağ, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Hırvatistan ve Sırbistan ile kara sınırlarına sahiptir. İşte önemli sınır kapıları:
Karadağ’a Belgrad, Saraybosna, Tiran ve Dubrovnik gibi şehirlerden düzenli otobüs seferleri bulunmaktadır. Podgorica, Budva ve Kotor gibi büyük şehirlerde otobüs terminalleri bulunur.
Not: Eğer Karadağ’dan Schengen bölgesine (Hırvatistan gibi) geçiş yapacaksanız, Schengen vizeniz olmalıdır.
Sonuç:
Karadağ’a gitmeden önce gideceğiniz rotaya ve sınır kapılarının yoğunluğuna dikkat etmeniz faydalı olacaktır. 🚗✈️