Istria

Hırvatistan denince akla hemen güneydeki kalabalık Dubrovnik veya Split sahilleri geliyor olabilir; ama biz bu kez Adriyatik’in o turistik telaştan uzak, görece sakin ve bizce en lezzetli köşesine, Istria Yarımadası’na sığındık. Puglia’daki “Trulli” evlerine tıpatıp benzeyen “Kažun” taş barınaklarını veya o muazzam Roma amfitiyatrosunu gördüğünüzde kendinizi bir an İtalya’da sanabilirsiniz. Ancak Istria, bu mimari benzerliklerden çok daha fazlasını, kendi özgün ve yavaş ritmini vadediyor.

Çam ağaçlarının gölgelediği el değmemiş plajları, Poreč gibi vizörden bakması en keyifli pastel liman kasabaları ve Venedik mimarisiyle masmavi Adriyatik’in birbirini öptüğü sessiz koylarıyla burası, tam bir sığınak. Kendi aracımızla, Robin’in de bize eşlik ettiği uzun bir yolculukta boydan boya dolaştığımız Istria; trüf mantarı ve scampi’nin başrolde olduğu inanılmaz mutfağı, keçi çiftliklerindeki telaşsız akşam yemekleri ve müşterek sofraların kurulduğu dürüst yerel üreticileriyle bizi kendine aşık etti. Dalmaçya kıyılarının hakkını yemeyelim ama söz konusu turist tuzaklarından uzak, hem görsel hem de gastronomik olarak filtresiz ve sahici bir rota olduğunda, Istria bizim için apayrı bir yerde.

Bu rehberde, Adriyatik’in bu yeşil ve lezzetli yarımadasını hakkını vererek keşfetmeniz için bilmeniz gereken her şeyi, gösterişsiz ama dürüst lezzet duraklarını, şarap bağlarını ve sessiz sahil kasabalarını bir araya getiriyoruz.

Hazırsanız başlayalım.

Istria Yarımadası’na Ne Zaman Gidilir?

Istria’nın o dingin coğrafyasının ve denizinin tadını tam anlamıyla çıkarabilmek için en ideal dönemler, tıpkı güneydeki komşularında olduğu gibi ilkbahar ve sonbahar aylarıdır. Ekim sonuna kadar denize girilebilen ılıman iklimi, burayı özellikle mevsim geçişleri için kusursuz bir tercih yapıyor.

  • İlkbahar (Nisan – Haziran): Doğanın canlandığı, şarap bağlarının yeşermeye başladığı ve sahil kasabalarını bunaltıcı sıcaklar veya kalabalıklar olmadan, rahatça adımlayarak keşfedebileceğiniz ferah dönem.

  • Yaz (Temmuz – Ağustos): Adriyatik sularında yüzmek ve o el değmemiş plajların tadını çıkarmak için harika olsa da, yarımadanın özellikle popüler liman kasabalarında kalabalığın ve sıcaklığın en yüksek olduğu zaman dilimi.

  • Sonbahar (Eylül – Ekim): Turist telaşının tamamen dindiği, deniz suyu sıcaklığının hala mükemmel olduğu ve bizim de şahsen en sevdiğimiz dönem. Trüf mantarı hasadının ve bağ bozumunun başladığı, en lezzetli sofraların kurulduğu o dingin zamanlar.

Nasıl Gidilir? Ulaşım İpuçları

Istria Yarımadası’nın çam ağaçları arasına gizlenmiş koylarına, iç kesimlerdeki şarap bağlarına ve yerel çiftliklerine ulaşabilmek için altın kural: Araçla gezmek. Bu coğrafyayı hakkını vererek, kendi ritminizde keşfetmek için araçla seyahat etmek kesinlikle şart.

  • Uçak ve Araç Kiralama: En pratik yöntem, doğrudan bölgedeki Pula Havalimanı’na uçup oradan araç kiralamak. Alternatif olarak, uçuş sıklığına ve bilet durumuna göre 2-3 saatlik bir sürüş mesafesinde bulunan Ljubljana (Slovenya), Trieste (İtalya) veya Zagreb (Hırvatistan) havalimanlarına inip, kiraladığınız araçla yarımadaya çok rahat bir şekilde geçebilirsiniz. Slovenya ve Hırvatistan’daki şehirlerle birleştirmek için harika bir rota.

  • Kendi Aracınızla: Türkiye’den kendi aracınızla yola çıkıyorsanız, sınır kapılarından geçip Balkanlar üzerinden yapacağınız uzun bir yolculuk sizi bekliyor. Bizim de tercih ettiğimiz bu yöntem, rotayı sadece bir varış noktası olmaktan çıkarıp başlı başına bağımsız bir keşif sürecine dönüştürüyor. Yol boyunca hem sınır geçişlerinde hem de otoban gişelerinde duraklamanız gerekeceğini, ancak bu özgürlüğün Istria’nın dar köy yollarında kesinlikle karşılığını bulacağını unutmayın. İstanbul’dan yaklaşık 1600km uzaklıkta bu yarımada. Direkt bu bölgeye sürmek isterseniz Türkiye’den çıktıktan sonra Belgrad’ta bir iki gece mola verip, Belgrad’tan da yaklaşık 6 saatlik bir yolculukla Istria’ya ulaşabilirsiniz. Kesintisiz bir sürüşle yolculuk 15-16 saat sürüyor. Sınır kapılarındaki yoğunluğa göre tabii ki bu süre değişkenlik gösteriyor.

İçindekiler

Restoranlar ve Geleneksel Konobalar (Akşam Yemeği & Ana Öğünler)

  • Batelina, Banjole: Aile işletmesi salaş bir konoba. Menüsü tamamen o gün denizden ne çıktığına göre şekilleniyor, deniz ürünleri konusundaki rafine ve dürüst yaklaşımlarıyla tartışmasız favorilerimizden.

  • Jaz by Ana Roš, Poreč: Dünyaca ünlü şef Ana Roš’un Adriyatik mutfağına getirdiği yenilikçi yorumları daha rahat ve erişilebilir bir konseptte sunduğu modern gastronomi noktası.

  • Puntulina Restaurant, Rovinj: Doğrudan denize inen kayalıkların üzerindeki masalarıyla nefes kesici bir manzaraya sahip deniz ürünleri restoranı (Haftalar öncesinden rezervasyon şart).

  • Kumparička Organic Goat Farm & Restaurant: Ormanın içinde, kendi ürettikleri peynirler ve tamamen yerel malzemelerle kurulan o unutulmaz, müşterek akşam yemeği sofraları.

  • Istarska Konoba Šantić: Trüf mantarlı ev yapımı makarnaları ve ağır ateşte pişmiş et yemekleriyle, tam bir yerel esnaf lokantası sıcaklığında geleneksel mutfak.

  • Konoba Gradina: Zeytinyağları ve trüf mantarını odağına alan, yerel şaraplar eşliğinde uzun uzun oturmalık klasik konoba.

  • Konoba Jakići: Turist rotalarından uzakta, taş duvarlar arasında otantik bir köy atmosferi ve günlük taze malzemelerle hazırlanan menüler.

  • Alla Beccaccia, Fažana: Bölgeye özgü ‘boškarin’ (Istria sığırı) ve av etleri konusunda uzmanlaşmış rüstik lezzet durağı.

  • Kolovoz Pizzeria: İnce hamurlu ve kaliteli malzemeli gerçek Napoliten pizzalar sunan samimi İtalyan alternatifi.

Kahve, Kahvaltı, Fırın ve Hızlı Atıştırmalıklar

  • Twin Figs, Rovinj: Kaliteli malzemelerle hazırlanan görseli yüksek sabah tabaklarıyla harika bir kahvaltı ve brunch mekanı.

  • Augusto Coffee Shop, Rovinj: Taş sokaklarda nitelikli kahve arayışına en iyi cevabı veren özenli ufak dükkan.

  • KANTOON, Rovinj: İyi kahve, taze kruvasanlar ve modern brunch tabaklarıyla güne yavaş bir başlangıç adresi.

  • Život cafe specialty coffee, Rovinj: Nitelikli kahve çekirdekleri ve sakin atmosferiyle güne başlama noktası.

  • TUNI GALLERY, Rovinj: Sanat galerisi konseptiyle nitelikli kahveyi birleştiren butik alan.

  • Buffet Trevisol, Rovinj: Merdivenlere atılmış yastıklarıyla, kenti keşfederken gölgede soluklanıp gelen geçeni izlemelik samimi kafe.

  • Ombra – laboratorio del gelato, Rovinj: Gerçek ve taze malzemelerle yapılan artizan dondurmacı. Tiramisu dondurması net favorimiz.

  • Tunaholic Fish Bar, Rovinj: Deniz ürünlerini modern bir sokak lezzetine dönüştüren harika ayaküstü balıkçısı.

  • Deliziata, Rovinj: Taze hamur işleri ve yerel şarküteri ürünleri için uğranabilecek sevimli dükkan.

  • Pita House, Bosnian Pies, Pula: İncecik hamuru ve bol malzemesiyle gerçek Boşnak böreği yiyebileceğiniz doyurucu durak.

  • Placa – Burek Kompa, Labin: Tarihi merkezde çıtır çıtır, el açması geleneksel Balkan börekleri.

  • Pita bar Zvrk: Sıcak, lezzetli Boşnak börekleriyle (pita) hızlı bir fırın molası.

Barlar, Şarap Evleri ve Sokak Lezzetleri

  • Mediterraneo Cocktail Bar, Rovinj: Kayalık kıyıya iliştirilmiş renkli yastıklarıyla, Adriyatik üzerinde güneşi batırırken özenli kokteyller içebileceğiniz bar.

  • Garaž Bar, Poreč: Akşamüstü saatlerini yakalamak için iyi tasarlanmış, rahat sahil barı.

  • Tonys oyster shack, Lim Fiyordu: Doğrudan sudan çıkan taze istiridye ve midyeleri basit tahta masalarda yiyebileceğiniz, gösterişsiz ve salaş sığınak.

  • Domaine Koquelicot Winery, Gračišće: Istria topraklarının karakterini yansıtan yerel üzüm bağları arasında, bağımsız üreticilerin özenini kadehte hissedebileceğiniz butik şaraphane.

Istria’da Kesinlikle Yapılması Gerekenler

Gezilecek Yerler

  • Venedik Mimarisi Peşinde Kaybolmak: Rovinj ve Poreč’in pastel tonlu, daracık taş sokaklarında yürümek; Euphrasius Bazilikası’nın Bizans mozaiklerini incelemek ve St. Euphemia’nın avlusundan manzarayı izlemek.

  • Antik Roma’nın İzini Sürmek: Pula’daki görkemli Arena’nın, Augustus Tapınağı’nın ve sokak aralarına gizlenmiş Dirce Mozaiklerinin vizörden hakkını vermek.

  • Tepe Köylerine Tırmanmak: Çam ve trüf ormanlarının arasından kıvrılan yollarla Motovun, Gračišće ve veba salgınından sonra terk edilerek doğaya teslim olmuş Orta Çağ kalıntısı Dvigrad’ı keşfetmek.

  • Kvarner Körfezi’nin Kıyılarını Taramak: Doğudaki dramatik Brseč köyünden aşağıya dik bir yürüyüşle inilen gizli koya inmek ve Labin’in sanat dolu sokaklarından Rabac’ın cam göbeği sularına inen rotayı adımlamak.

Deneyimler

  • Kumparička’da Uzun Bir Akşam Yemeği: Ormanın içindeki bu organik keçi çiftliğinde, tamamen bölgeye ait mevsimsel lezzetlerle donatılmış ortak bir masaya oturup zaman algısını kaybetmek.

  • Kayalıklardan Adriyatik’e Atlamak: Pula’daki Martı Kayalıkları’nda (Galebove stijene) şnorkelle su altı mağaralarını keşfetmek veya Kamenjak Burnu’nun vahşi doğasında denizin filtresiz tadını çıkarmak.

  • Gün Batımı Klasikleri: Rovinj’de tarihi merkezin hemen dibindeki Plaža Balota kayalıklarından derin sulara atlamak ve ardından kurulanımeden kayalıklarda şarap yudumlayarak günü batırmak.

  • Lim Fiyordu’nda İstiridye Molası: Yol üzerinde direksiyonu Lim Fiyordu’na kırıp Tonys oyster shack’in tahta masalarında, denizden o an çıkarılmış çiğ istiridyeleri tatmak.

Nerede Konaklamalı?

Istria Yarımadası coğrafi olarak büyük görünse de, güney ucundan en kuzeyine araçla gitmek yaklaşık 1.5 saat sürüyor. Bu da demek oluyor ki, her gece bavul toplayıp otel değiştirmek yerine tek bir yerde konaklayıp günübirlik gezilerle tüm yarımadayı rahatça keşfetmek çok mümkün. Kendi seyahat önceliklerinize göre tercih edebileceğiniz konaklama üsleri şöyle:

Deniz / Plaj Odaklı Bir Tatil (Verudela & Rabac): Biz bu rotada bölgenin en güzel plajlarının bulunduğu küçük bir yarımada olan Verudela’yı üs olarak seçtik ve Radisson Hotels bünyesinde hizmet veren Park Plaza Verudela Pula‘da konakladık. Haritadan bakınca burası sanki sadece otel misafirlerine özel, kapalı bir resort gibi görünebilir ama bu aslında bizim Türkiye’deki otel kültüründen dolayı ‘normalleştirdiğimiz’ bir yanılgı. Buradaki sahillerin tamamı herkese açık. Yapıların hepsi sahile ve doğaya o kadar saygılı tasarlanmış ki, standart bir otel odasında değil de sahil kasabasındaki kendi yazlığınıza gelmiş gibi hissediyorsunuz. Havuzu, kahvaltısı ve kortlarıyla tam bir otel konforu sunarken, birkaç adımda o muazzam denize ulaşıyorsunuz. Biz en öndeki ‘Hedera’ adındaki 1+1 tipi dairelerde kaldık ve hem Istria’yı keşfetmek hem de deniz tatili yapmak için kusursuz bir denge kurduk. Eğer tatilinizin odağında deniz olacaksa Verudela veya doğudaki Rabac kıyıları en doğru adresler.

Tarih, Lezzet ve Venedik Mimarisi Peşinde (Rovinj & Poreč): Eğer deniz tatili ana odağınız değilse ve rotanızı daha çok tarih, mimari ve gastronomi etrafında şekillendirecekseniz, konaklama için ilk tercihleriniz kesinlikle Rovinj veya Poreč olmalı. Bu iki sahil yerleşiminin “old town” kısımları, büyüleyici Venedik mimarisi, pastel tonlu binaları ve daracık taş sokaklarıyla tam bir görsel şölen sunuyor. Vizörden bakıp mimari detayları fotoğraflamak için harika yerler olsalar da, buralarda denize girme noktalarının Verudela’ya kıyasla daha zayıf olduğunu belirtmek gerek.

Pula Hakkında Ufak Bir Not: Pula, havalimanına ev sahipliği yapması ve bir liman şehri olması sebebiyle bölgenin en hareketli noktası. Dürüst olmak gerekirse, o muazzam güzellikteki ve çok iyi korunmuş Roma amfitiyatrosu ile birkaç turistik nokta dışında, şehir merkezi Rovinj veya Poreč kadar karakteristik ve hoş bir atmosfere sahip değil. Bu yüzden merkezde kalmak yerine yarımadanın sayfiye veya tarihi köşelerini tercih etmek çok daha tatmin edici. Pula’daki restoran ve işletmeleri de aynı şekilde oldukça turistik bulduk.

Bu Rota Kime Göre?

Istria rotası, sadece şezlongda uzanıp bütün gün güneşlenmekten çok daha fazlasını arayan, seyahati bir keşif olarak görenler için. Hırvatistan’ın güneyine kıyasla daha az bilinen, haliyle turistik kaosun yaşanmadığı, çok daha huzurlu ve rafine bir destinasyon.

  • Gastronomi Tutkunları ve Dürüst Mutfak Arayanlar: Zincir restoranlardan ve popüler turist tuzaklarından uzaklaşmak isteyen gurmeler için burası bir cennet. Hesabı kendiniz ödeyip tarafsızca deneyimleyebileceğiniz o dürüst, yerel tavernaların, trüf mantarı ve taze scampi’nin başrolde olduğu mevsimsel menülerin, butik şarap bağlarının ve asırlık üreticilerin peşinden koşmayı seviyorsanız Istria sizi fazlasıyla doyuracak.

  • Mimari ve Görsel Keşif Meraklıları: Roma dönemi amfitiyatrolarından Venedik esintili sahil kasabalarına ve kırsaldaki “Kažun” taş barınaklarına kadar, her köşesinde farklı bir dönemin izini sürmek ve tarihi dokuyu fotoğraflamak isteyenler için oldukça tatmin edici bir coğrafya.

  • Yol Hikayesi ve Road Trip Sevenler: Kendi aracınızın özgürlüğüyle kıvrımlı sahil yollarında direksiyon sallamaktan, çam ormanlarının içinden geçip sürpriz bir koya veya bir keçi çiftliğine direksiyon kırmaktan keyif alanlar için ideal bir güzergah.

  • Patili Dostlarıyla Seyahat Edenler: Doğa yürüyüşü rotaları, geniş açık alanları, evcil hayvan dostu plajları ve bizim konakladığımız Park Plaza Verudela gibi doğaya entegre otelleriyle; rotayı bizim gibi patili yol arkadaşlarıyla paylaşanlar için Avrupa’daki en rahat ve kucaklayıcı bölgelerden biri.

Istria Gezi Rehberi

Istria, kıyı şeridindeki Venedik esintili zarif liman kasabalarından, iç kesimlerindeki yemyeşil tepelere gizlenmiş Orta Çağ köylerine kadar oldukça katmanlı bir coğrafya. Yarımadanın her bir köşesinde antik Roma mirası, el değmemiş doğa ve zengin bir sivil mimari iç içe geçiyor. İşte Istria rotasında mutlaka adımlamanız gereken başlıca duraklar:

Rovinj, Istria’nın en fotojenik köşesi olarak Adriyatik’in sularına doğru uzanan masalsı bir yerleşim. Pastel tonlardaki evleri, daracık taş sokakları ve Venedik mimarisiyle kaybolmanın en keyifli olduğu yerlerin başında geliyor. Kasabanın en yüksek noktasında yer alan St. Euphemia’s Church (Azize Eufemia Kilisesi), görkemli çan kulesiyle Rovinj’in silüetini belirliyor. Barok tarzda inşa edilen bu kilisenin avlusundan güneşi batırmak, sahil manzarasının tadını çıkarmak için en ideal noktalardan biri.

Poreč, yarımadanın batı kıyısında hem tarihi hem de sakin deniz kültürünü harmanlayan eski bir liman kasabası. Roma dönemi sokak planlamasının hala korunduğu bu kasabanın kalbinde yer alan Euphrasian Basilica (Euphrasius Bazilikası), 6. yüzyıldan kalma büyüleyici Erken Bizans mozaikleriyle UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde haklı bir yere sahip. Kompleksin piskoposluk sarayı ve vaftizhanesi, mimari detaylarıyla ziyaretçileri kendine hayran bırakıyor.

Pula, Istria’nın en büyük şehri ve antik Roma döneminin görkemini günümüze taşıyan bir açık hava müzesi. Şehrin tartışmasız yıldızı olan Pula Arena, dünyada dört dış duvarı da bütün olarak ayakta kalmış nadir Roma amfitiyatrolarından biri. Arena’yı ziyaret etmek için biletlerinizi buradan ayırtabilirsiniz. Biletler her bir yetişkin için 10 euro, ziyaret saatleri ise gittiğiniz mevsime göre farklılık gösteriyor. Pula’nın Roma mirası sadece arenayla sınırlı değil; antik forumda tüm zarafetiyle ayakta duran Temple of Augustus (Augustus Tapınağı) ve şehrin altın çağını simgeleyen zafer takı Arch of the Sergii (Sergii Kemeri) tarihi dokuyu kusursuzca tamamlıyor. Sokak aralarında yürürken, bir binanın zemininde adeta gizlenmiş gibi duran ve mitolojik bir sahneyi betimleyen muazzam Roma mozaiği Mosaic The Punishment of Dirce‘yi de rotanıza mutlaka eklemelisiniz.

Pula’nın yakın tarihi de antik çağı kadar ilgi çekici. Şehrin altına I. Dünya Savaşı sırasında inşa edilen ve yer altını bir ağ gibi saran Zerostrasse tünelleri, hem serinlemek hem de bu sıra dışı yeraltı geçmişini keşfetmek için benzersiz bir deneyim. Bu tünellerden asansörle şehrin tepesine, yıldız şeklinde inşa edilmiş olan Pula Citadel‘e (Kaštel) çıkabilirsiniz; burası tarihi bir savunma yapısı olmasının yanı sıra şehrin panoramik manzarasını izlemek için en iyi nokta.

Brijuni National Park, Pula’nın hemen açığında yer alan 14 küçük adadan oluşan bir doğa harikası. Bir zamanlar Yugoslavya lideri Tito’nun resmi yazlık ikametgahı olan bu yeşil adalar topluluğu; golf sahaları, egzotik hayvanların dolaştığı safari parkı ve antik Roma villalarının kalıntılarıyla hem doğa hem de tarih meraklılarına hitap ediyor. Adalara ulaşım için kendi resmi sitelerinden bilet almanız gerekiyor, feribotlar Fazana’dan kalkıyor. Sefer programına buradan ulaşabilirsiniz.

Istria’nın iç kesimleri, kıyıdan tamamen farklı, yemyeşil tepelerin ve şarap bağlarının hakim olduğu bir atmosfere sahip. Tepelerin üzerine kurulmuş Motovun, bu yerleşimlerin en ünlüsü. Trüf mantarı ormanlarıyla çevrili bu Orta Çağ kasabası, karakteristik mimarisi ve yazın düzenlenen film festivaliyle büyük ilgi çekiyor. Daha az bilinen ama dokusuyla büyüleyen bir diğer durak ise Gračišće. Kırsal Istria’nın en sessiz ve iyi korunmuş bu tepe köyü, taş konakları ve tarihi kiliseleriyle o yavaş, otantik ruhu arayanlar için harika bir sığınak.

Yarımadanın içlerine doğru ilerlediğinizde, yeşilliklerin arasında adeta zamanın durduğu Dvigrad ruins sizi karşılıyor. 17. yüzyılda veba ve sıtma salgınları nedeniyle tamamen terk edilmiş bu Orta Çağ şehri kalıntısında, taş evlerin ve surların doğa tarafından yavaş yavaş nasıl geri alındığını görmek oldukça dramatik bir deneyim. Kırsaldaki bir diğer mimari zenginlik ise Vodnjan yakınlarındaki Kazun Park. Bu açık hava müzesi, Istria kırsalının simgesi olan ve harç kullanılmadan sadece taşların üst üste dizilmesiyle inşa edilen geleneksel “Kažun” barınaklarının en güzel örneklerini bir arada sunuyor.

Yarımadanın doğu kıyılarına geçtiğinizde, denize dimdik inen kayalıkların üzerine tünemiş Brseč köyü ve bu yerleşimin tarihi çekirdeğini oluşturan kale bölgesi Kaštel Brseč dikkatinizi çekecek. Kvarner Körfezi’ne tepeden bakan bu ufacık Orta Çağ yerleşimi, dar taş sokakları ve hemen aşağısındaki dik yamaçta gizlenen plajıyla keşfedilmeyi bekleyen bir mücevher gibi.

Doğu kıyısının bir diğer önemli noktası ise zengin madencilik geçmişini modern sanatla harmanlayan tepe kasabası Labin. Pastel renkli binaları, sanat galerileri ve atölyeleriyle Labin’in eski kenti kültürel bir doygunluk sunarken; hemen aşağısında kıyıya uzanan Rabac, çam ormanlarının kucakladığı beyaz çakıllı plajları ve turkuaz sularıyla deniz tatili arayanlar için bölgedeki en ideal sahil noktası olarak öne çıkıyor.

Istria'da Nerede Yüzmeli? En sevdiğimiz plajlar!

Istria kıyıları uçsuz bucaksız kumsallardan ziyade, çam ormanlarının gölgelediği beyaz çakıllı koylar, denize dimdik inen kayalıklar ve turkuaz sularla karakterize oluyor. Çoğu plajda kayalıkların üzerinden denize atlamak veya şnorkelle su altı mağaralarını keşfetmek mümkün. Istria’ya deniz tatili için geldiyseniz deniz ayakkabısı getirmeyi unutmayın. Yarımadada denizin tadını en çok çıkardığımız, vizörden bakması da içinde yüzmesi kadar keyifli olan favori noktalarımız:

  • Beach Kamenjak: Yarımadanın en güney ucundaki Kamenjak Burnu’nda yer alan bu doğa koruma alanı, engebeli toprak yollarla ulaşılan vahşi ve el değmemiş bir coğrafya. Sarp kayalıklar, gizli koylar ve denizin en berrak hali burada; etrafta hiçbir ticari yapı olmaması hissini çok sevdik. Burası milli park gibi bir statüye sahip olduğu için girişte gişelerde ödeme yapıyorsunuz, kişi sayısına ve araç tipine göre, biz 20 euro ödedik. Tüm gün bu yarımadadaki plajları kullanabiliyorsunuz, işletme gibi bir şey pek yok ama aralarda büfeler var. Gelip tüm gün geçirmek için ideal. Buralara kadar geldiyseniz biraz tırmanma becerisi gerektiren Uvala Prisadi adı verilen küçük kanyona da uğramayı unutmayın.

  • Histria Beach: Konakladığımız Verudela yarımadasında yer alan, çam ağaçlarıyla çevrili oldukça geniş ve konforlu bir çakıl plajı. Denize girişin yumuşak olması ve suyun durgunluğuyla rotanın en zahmetsiz ama en tatmin edici yüzme duraklarından.

  • Brseč Beach: Kvarner Körfezi’ne yüksekten bakan tarihi Brseč köyünün hemen aşağısında, iki sarp kayalığın arasına gizlenmiş minicik bir koy. Dik bir yürüyüşle inilen bu plaj, dramatik manzarasıyla şüphesiz rotanın görsel olarak en çarpıcı noktalarından biri. Otoparka aracınızı bırakıp biraz yürümeniz gerekiyor.

  • Hawaii Beach: Adını hak eden turkuaz suları ve bembeyaz çakıllarıyla Verudela yarımadasının en estetik koyu. İki yanını saran sivri kayalıklar dalgaları keserek burayı adeta dingin, doğal bir havuza dönüştürüyor.

  • Verudela Kanyon: Yüzmekten ziyade denizin gücünü ve kayaların görkemini izlemek için çarpıcı bir nokta. Kayanın içine doğru dar bir yarık şeklinde ilerleyen bu kanyon, yüksekten atlamayı seven cesur yüzücülerin ve bizim gibi fotoğraf peşinde koşanların favorisi.

  • Ambrela Beach: Yine Verudela’da, adını denize doğru bir şemsiye gibi açılan pürüzsüz formundan alan bu Mavi Bayraklı plaj, iri beyaz çakılları ve hemen arkasındaki sık yeşil dokusuyla hem doğal bir gölge hem de serinlik sunuyor.

  • Gortan Cove (Uvala Gortanova): Pula’nın ünlü sahil yürüyüş yolu Lungomare üzerinde yer alan, asırlık ağaçların sahile kadar inip doğal gölge yarattığı, şirin ve ulaşımı çok pratik bir koy.

  • Ciklonska plaža & Galebove stijene: Pula’nın batısındaki bu bölge, “Martı Kayalıkları” olarak biliniyor. Özellikle şnorkelle su altı mağaralarını keşfetmek, denizden şekillenmiş devasa kayalıklardan atlamak ve doğanın biraz daha filtresiz tadını çıkarmak isteyenler için rotadaki en maceralı nokta.

  • Punta Corrente Park & Lone Bay: Rovinj’de denize girmek için en ideal bölge olan Punta Corrente (Zlatni Rt) orman parkı, sedir ve çam ağaçlarının gölgesinde kilometrelerce uzanıyor. Bu devasa yeşil alanın içindeki Lone Bay, düzgün çakıl yapısı ve çam iğnelerinin kokusuyla denize girdiğiniz bir sığınak. Burada biraz denizanası sıkıntısı var ne yazık ki. Tehlikeli değiller ve pek görünmüyorlar ama yine de uyarmış olalım. Köpekli gezginler için harika bir nokta bu arada.

  • Plaža Balota: Rovinj’in tarihi merkezinde, o Venedik mimarisine sahip pastel evlerin ve eski surların hemen dibindeki kayalıklardan doğrudan derin sulara atladığınız sıra dışı bir yer. Gün batımında burada yüzmek veya kayalıklarda şarap yudumlamak gerçek bir Istria klasiği.

  • Brulo: Poreč merkezine çok kısa bir mesafede, çam ağaçlarının denizle buluştuğu sahil şeridi. Kayalık ve beton platformların çakıllı küçük koylarla birleştiği oldukça temiz, düzenli ve Mavi Bayraklı bir alan.

  • Plaža Girandella, Rabac: Yarımadanın doğu kıyısında, Kvarner Körfezi’nin o büyüleyici sularına bakan upuzun bir beyaz çakıl plajı. Rabac bölgesinin alametifarikası olan o inanılmaz cam göbeği rengi suyu burada en net ve berrak haliyle görebilirsiniz. Burası da bir otelin içinden gidildiği için aracınızı otele girmeden park edip aşağı yürümeniz gerekiyır.

Istria Yeme-İçme Rehberi

Istria’nın gastronomi sahnesi; ticari kaygılardan uzak, yerel üreticilerin ve taze malzemelerin başrolde olduğu, tamamen bağımsız ve sahici bir deneyim sunuyor. Sadece kendi keşfettiğimiz, hesaplarımızı ödeyerek filtresizce deneyimlediğimiz ve telaşsız sofralarından keyif aldığımız duraklar şöyle:

Restoranlar, Konobalar ve Şarap Bağları

  • Kumparička Organic Goat Farm & Restaurant: Geleneksel kırsal yaşama tanık olabileceğiniz, ormanın içindeki bir keçi çiftliği. Kendi ürettikleri peynirler ve tamamen yerel, mevsimsel malzemelerle kurulan o telaşsız akşam yemeği sofraları, rotanın en unutulmaz, en samimi gastronomik deneyimlerinden. Kendi web siteleri üzerinden çiftlik ziyareti, peynir tadımı, öğle yemeği veya akşam yemeği için rezervasyon yapabilirsiniz. Biz kişi başı 60euro ödediğimiz Kumparicka Table deneyimini tercih ettik.

  • Batelina: Banjole’de yer alan ve deniz ürünleri konusundaki yaratıcılığıyla ünlenen bir aile işletmesi Menü tamamen o gün denizden ne çıktığına göre şekilleniyor; gösterişsiz, dürüst ve olağanüstü lezzetli bir adres. Kesinlikle önceden rezervasyon yaptırmak lazım.

  • Jaz by Ana Roš Poreč: Dünyaca ünlü Slovenyalı şef Ana Roš’un Poreč’teki daha erişilebilir, rahat konseptli mekanı. Adriyatik mutfağına getirdiği yenilikçi ve rafine yorumu deneyimlemek için harika bir fırsat. Ana Roš’un üç yıldırzlı restoranı Hisa Franko dünyaca ünlü bir işletme, Ljubljana ve Porec’de bulunan JAZ ise fine dine kalitesinde ama daha casual bir restoran arayanlar için ideal.

  • Puntulina Restaurant, Rovinj: Rovinj’in tarihi merkezinde, doğrudan denize inen kayalıkların üzerine kurulmuş masalarıyla bölgenin en nefes kesici manzaralarından birine sahip. Deniz ürünleri ağırlıklı şık bir menü sunuyor, ancak bu görsel şölenin tadını denize sıfır masalarda çıkarmak istiyorsanız haftalar öncesinden rezervasyon yaptırmanız kesinlikle şart.

  • Istarska Konoba Šantić: Geleneksel Istria mutfağının en iyi temsilcilerinden biri. Trüf mantarlı ev yapımı makarnaları ve ağır ateşte pişmiş et yemekleriyle, tam bir yerel esnaf lokantası sıcaklığında. Eğer Slovenya üzerinden aracınızla geliyorsanız Hırvatistan’a giriş yaptıktan sonra öğle yemeği için buraya uğrayabilirsiniz. Sadece nakit geçiyor, porsiyonlar inanılmaz büyüktü, özellikle makarna gibi yemekleri paylaşımlık olarak söyleyin.

  • Konoba Gradina: Istria’nın iç kesimlerindeki tepelerde, bölgenin imzası olan zeytinyağları ve trüf mantarını odağına alan klasik bir konoba. Uzun uzun oturup yerel şarapları yudumlamak için ideal. Akşam için rezervasyon şart, açık ateşte pişirdikleri et yemekleri popüler.

  • Konoba Jakići: Turist rotalarından uzakta, taş duvarlar arasında otantik bir atmosfer sunan gerçek bir köy konobası. Menüdeki her şey o günkü taze malzemelere bağlı, lokallerin sevdiği bir

  • Tonys oyster shack: Lim Fiyordu’nun kenarında, doğrudan sudan çıkan taze istiridye ve midyeleri basit tahta masalarda yiyebileceğiniz, gösterişten tamamen uzak, salaş bir sığınak. Sadece nakit geçiyor, 11.00-15.00 arası hizmet veriyorlar.

  • Kolovoz Pizzeria: Bölgedeki İtalyan etkisini hissetmemek mümkün değil, Pula’daki restoranları genel olarak ortalama bulsak da Kolovoz aralarında sıyrılan yerlerden biriydi, Napoliten pizzalar sunan, samimi bir durak.

  • Alla Beccaccia: Fažana yakınlarında, özellikle bölgeye özgü ‘boškarin’ (Istria sığırı) eti ve av etleri konusunda uzmanlaşmış rustik bir restoran. Web siteleri üzerinden rezervasyon yaptırın kesinlikle veya gitmeden aramayı ihmal etmeyin.

  • Mediterraneo Cocktail Bar, Rovinj: Rovinj’in karakteristik kayalık kıyısına iliştirilmiş, renkli yastıkları ve denize sıfır konumuyla tam bir keyif noktası. Özellikle Adriyatik üzerinde güneşi batırırken özenli kokteyllerinizi yudumlamak ve o Venedik esintili atmosferi hissetmek için kusursuz bir adres.
  • Domaine Koquelicot Winery: Gračišće yakınlarında butik bir şaraphane. Istria topraklarının karakterini yansıtan yerel üzüm bağları arasında, bağımsız üreticilerin özenini kadehte hissedebileceğiniz zarif bir tadım noktası.

  • Garaž Bar, Poreč: Poreč’te akşamüstü saatlerini yakalamak için en keyifli nokta. Adriyatik üzerinde batan güneşi izlerken kokteylinizi yudumlayabileceğiniz oldukça rahat, iyi tasarlanmış bir sahil barı.

Kahve, Fırın, Kahvaltı ve Atıştırmalıklar

  • Augusto Coffee Shop, Rovinj: Rovinj’in taş sokaklarında, nitelikli kahve arayışına en iyi cevabı veren, özenli ve ufak bir kahve dükkanı. Istria’da nitelikli kahve sunan nadir yerlerden biri.

  • Ombra – laboratorio del gelato: Rovinj sokaklarını adımlarken imdada yetişen, gerçek ve taze malzemelerle üretim yapan harika bir artizan dondurmacı. Birçok çeşidi çok başarılı olsa da, bizim tartışmasız favorimiz kesinlikle tiramisu dondurması oldu; uğrarsanız es geçmeyin.

  • Twin Figs, Rovinj: Aslında bir restoran olan ancak bizim özellikle kahvaltı menüsü için tercih ettiğimiz mekân. Kaliteli malzemelerle hazırlanan, hem göze hem damağa hitap eden sabah tabakları çok başarılı.

  • Tunaholic Fish Bar, Rovinj: Rovinj sokaklarını adımlarken hızlıca bir şeyler atıştırmak isteyenler için deniz ürünlerini modern bir sokak lezzetine dönüştüren harika bir ayaküstü balıkçısı.

  • Buffet Trevisol, Rovinj: Rovinj’in o dar, pastel renkli ve hafif yokuşlu taş sokaklarından birinin merdivenlerine atılmış yastıkları ve tabureleriyle son derece samimi bir kafe. Kenti keşfederken gölgede soluklanmak, gelen geçeni izlemek ve serin bir şeyler içmek için çok keyifli bir mola yeri.

  • Život cafe specialty coffee: Nitelikli kahve çekirdekleriyle hazırlanan espresso bazlı içecekleri ve sakin atmosferiyle güne başlamak veya kısa bir mola vermek için ideal.

  • TUNI GALLERY – specialty coffee shop, Rovinj: Sanat galerisi ve nitelikli kahveci konseptini birleştiren, görsel bir estetik eşliğinde çok iyi demlenmiş kahve içebileceğiniz butik bir alan.

  • Deliziata, Rovinj: Rovinj’de yürüyüş yaparken İtalyan tarzı sandviçler için uğrayabileceğiniz bir dükkan.

  • Placa – Burek Kompa, Labin: Labin’in tarihi merkezinde, Balkanların vazgeçilmezi olan çıtır çıtır, el açması geleneksel börekleri en taze ve dürüst haliyle bulabileceğiniz yer. Burası bir pazar yerinin içerisinde, meydanda çok yakınında bir otopark da mevcut.

  • KANTOON, Rovinj: Rovinj’de bir diğer popüler sandviç mekanı da burası.

  • Pita bar Zvrk: Sıcak, doyurucu ve lezzetli Boşnak böreği arayanlar için pratik bir fırın durağı.

  • Pita House, Bosnian Pies, Pula: Pula merkezini gezerken veya dönüş yolunda acıktığınızda, Boşnak böreği yiyebileceğiniz bir adres.

Arama