Antalya’nın Kaş ilçesinden sadece birkaç kilometre açıkta, Yunanistan’ın en doğusundaki ve anakaraya en uzak olan adası Kastellorizo, yani bizim bildiğimiz ismiyle Meis bulunuyor. İki doğal limanın arasında tatlı ve renkli sokaklardan oluşan bu adada hayat yavaş akıyor ama ruhunuza dokunan müthiş bir sakinliğe sahip.
Meis belki tek başına günlerce kalınacak bir destinasyon olamayacak kadar küçük bir ada olabilir ama Kaş’a kadar geldiyseniz rotanızı kesinlikle buraya çevirmelisiniz. İlk defa geldiğimiz bu şirin adadan biz pek mutlu ayrıldık; koşturmacadan uzaklaşmak isteyenler için tam anlamıyla bir sığınak.
Adaya Kaş üzerinden kalkan feribotlarla çok kısa bir yolculukla ulaşabiliyorsunuz.
Seferler farklı şirketler aracılığıyla sabah 09.30 – 10.00 saatlerinde yapılıyor ve yolculuk sadece yaklaşık 20 dakika sürüyor.
Yeşil ya da gri pasaportunuz yoksa vize şart. Kapıda vize işlemleri limandaki acenteler aracılığıyla halledilebiliyor.
Bilet fiyatları: Aynı gün gidiş-dönüş yapacaksanız kişi başı 30€, farklı bir gün dönecekseniz 40€.
Meis, bahar ve yaz aylarında harika bir atmosfere sahip. Adanın asıl keyfi gün doğumu ve gün batımı saatlerinde çıktığı için, aşırı sıcakların bastırmadığı bahar ayları veya yaz başı/sonu burayı telaşsızca keşfetmek için ideal zamanlar.
Adayı ziyaret edenlerin büyük bir kısmı günübirlik rotaları tercih edip sabah gelerek akşam 16.00 seferiyle dönüyor. Ancak eğer vaktiniz varsa ve o gerçek sükuneti arıyorsanız, bizce kesinlikle en az bir gece konaklamalısınız. Ada, günübirlikçiler çekildikten sonra, gün batımından itibaren bambaşka ve çok daha huzurlu bir karaktere bürünüyor. Akşam sakinliğini yaşamak bu adanın asıl sırrı. Bu durum aslında tüm adalar için geçerli, 12 adalar arasında favorimiz olan Symi rehberine buradan, diğer Yunanistan rehberlerine ise buradan ulaşabilirsiniz.
İyi Lezzet Durakları
Restoran ve Tavernalar:
Hızlı Atıştırmalık / Sokak Lezzeti: To Stenaki / The Grill
Gezi Durakları
Tarihi ve Doğal Keşifler:
Yüzme Noktaları ve Adacıklar: St. George Adası
Biz bu seyahatte konaklama tercihimizi, kaldığımız en huzurlu evlerden biri olan My Crown Suites’ten (@mycrown_suites) yana kullandık. Limanın ucundaki mekanların ve müzelerin hemen yanında yer alan bu iki odalı ve tam üç banyolu taş evin kapıları doğrudan denize açılıyor. Evin önünden pırıl pırıl sulara atlayabiliyor, yüzerken zaman zaman deniz kaplumbağalarıyla bile karşılaşabiliyorsunuz.
Evde mutfağından plaj havlusuna kadar ihtiyacınız olabilecek her şey eksiksiz düşünülmüş. İçerisinin Yunan sanatçılara ait eserlerle dekore edilmesi mekana ayrı bir ruh katmış. Konumu ise muazzam; hemen yanında adanın en popüler noktalarından Kavos Bar bulunuyor. İsterseniz kahvenizi, şarabınızı ya da atıştırmalıklarınızı evinize sipariş ederek doğrudan kendi verandanızda bu manzaranın tadını ev konforunda çıkarabiliyorsunuz. Adanın o doğal sadeliğini konforla birleştirmek isteyenler için kusursuz bir seçenek.































Yemekler genel olarak Yunan adaları standartlarında olsa da, adada tarım arazisi bulunmadığı ve çoğu şey diğer adalardan getirildiği için fiyatlar Ege’deki adalara kıyasla biraz daha yüksek. Yine de Türkiye fiyatlarının oldukça altında denilebilir.
Gezi Durakları ve Aktiviteler
Adanın büyük bir kısmı yerleşimin olmadığı dağlık bir araziden oluşuyor ancak liman çevresinde ve denizde keşfedilecek harika detaylar var:
Sinemaseverlere Not: Meis’e gitmeden önce veya adadayken, 1992 yılında Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ını kazanan ve bütünüyle bu adada çekilen Mediterraneo filmini izlemeyi unutmayın! Hayatın burada nasıl yavaş aktığını ekrandan görmek bile çok keyifli.