Münih

Münih, Almanya’nın en büyük üçüncü şehri ve belki de aynı zamanda en büyüleyici şehri olarak, köklü tarihi dokusu ve modern dinamizmi bir arada sunan eşsiz bir yapıya sahip. Adını, 8. yüzyılda bölgeye yerleşen Benedictine rahiplerinden dolayı “keşişlerin yeri” anlamına gelen Munichen kelimesinden alan şehir, bu tarihi mirasını gotik mimarinin göz alıcı kalbi Marienplatz’da ve sokaklarında yaşatmaya devam ediyor. Görkemli Nymphenburg Sarayı’ndan modern sanat harikası Pinakothek müzelerine, devasa yeşil alanlardan şef restoranlarına kadar Münih, her zevke hitap eden zengin bir deneyim sunuyor.

Şehir, “Gemütlichkeit” olarak bilinen Bavyera’ya özgü sıcaklık, keyif ve samimiyet felsefesini her köşesinde hissettiriyor. Her sonbaharda milyonlarca insanı bir araya getiren dünyanın en büyük panayırı ve festivali efsanevi Oktoberfest ile coşkuyu doruklara taşıyan Münih; aynı zamanda Englischer Garten’da sörf yapanları izlemek ya da tarihi sokaklarda mimarinin tadını çıkarmak gibi unutulmaz günlük ritüeller barındırıyor.

Viktualienmarkt’ın renkli ve gurme atmosferinde kaybolacağınız bu şehir; asırlık zanaatkar fırınlarından, mevsimsel ürünlerin sunulduğu geleneksel pazarlara ve nitelikli kahvecilere kadar oldukça köklü bir gastronomi kültürüne sahip.

Münih, festival coşkusunu ve geleneksel dinginliği aynı anda sunabilen, hem tarihi hem de modern yönleriyle ilham veren bir şehir. Bavyera’nın bu zarif başkentini keşfetmek için hazır mısınız?

Diğer rehberlerimizi de buradan görebilirsiniz.

İçindekiler

İyi Lezzet Durakları

Restoranlar:

  • Landersdorfer & Innerhofer
  • Restaurant & Weinhandel Broeding
  • Les Deux
  • Wirtshaus Papa Benz
  • Gasthaus Waltz
  • Max Emanuel Brauerei Wirshaus
  • Mokum
  • Ticaret
  • AMARi | Restaurant & Bar
  • Fuyuan Chinese Restaurant

Sokak Lezzetleri:

  • Hans Kebab
  • TÜRKITCH Köfte & Kebap
  • Ochsenbraterei Imbiss im Schinderstadl

Bar / Winebar / Biergarten:

  • Die Goldene Bar
  • Forever Thirsty
  • Zero Dosage
  • FOS*place
  • Zephyr Bar
  • Zum Flaucher Biergarten
  • Hofbräuhaus München

Fırın:

  • Julius Brantner
  • Bageri

Nitelikli Kahve:

  • KANSO Coffee Lab
  • sweet spot kaffee
  • Coffee Twins
  • The Barn
  • roca junior
  • Man Versus Machine

Kafe/Kahvaltı:

  • Suuapinga Cafe
  • Cafe Lozzi
  • Café Zeitgeist
  • Schumanns Tagesbar
  • Morso
  • ORNO Cafe

Dondurma & Tatlı:

  • Eisbrunnen
  • Ballabeni Icecream
  • Nadir Güllü Baklava

 

Deneyimler

Münih’te Görmeniz Gereken Müzeler: Pazar günleri Pinakothek müzeleri, Museum Brandhorst, Lenbachhaus ve Bavarian National Museum gibi birçok müzenin girişi sadece 1 Euro’dur.

– Alte Pinakothek
– Neue Pinakothek
– Pinakothek der Moderne
– Museum Brandhorst
– Lenbachhaus
– Glyptothek
– Munich Museum of Egyptian Art (Staatliches Museum Ägyptischer Kunst)
– Haus der Kunst
– NS-Dokumentationszentrum München
– Bavarian National Museum
– Deutsches Museum
– BMW Museum

Münih’te Görmeniz Gereken Mimari ve Tarihi Eserler:
Marienplatz & Neues Rathaus
Munich Residence
Nymphenburg Sarayı
Frauenkirche
Asamkirche
Theatinerkirche
St. Peter Church (Alter Peter)
Heilig Geist
Herz Jesu Church
Feldherrnhalle
Juristische Bibliothek
Drückebergergasse
BMW Welt
Endless Staircase (Umschreibung)

Münih’in En Güzel Park, Bahçe ve Açık Hava Rotaları:

  • Englischer Garten
  • Olympiapark & Olympiaberg
  • Hackerbrücke
  • Werksviertel-Mitte

Münih’te Kesinlikle Ziyaret Edilmesi Gereken Pazarlar ve Caddeler:

  • Viktualienmarkt
  • Maximilianstraße
  • Kaufingerstraße
  • Neuhauser Straße

Münih’ten Günübirlik Doğa ve Şato Rotaları:

  • Augsburg
  • Füssen & Hohenschwangau Şatosu
  • Neuschwanstein Şatosu & Marienbrücke
  • Linderhof Sarayı
  • Eibsee & Zugspitze
  • Wanderweg am Geroldsee
  • Alpsee & Walchensee
  • Partnachklamm (Partnach Gorge)
  • Kuhfluchtwasserfälle

Mahalle Mahalle Münih & Nerede Konaklamalı?

Münih, sadece Bavyera mutfağı ve festival coşkusuyla değil; aynı zamanda birbirinden farklı karakterlere sahip, tarihi ve modern dokuyu harmanlayan mahalleleriyle de keşfedilmeyi bekleyen bir hazine. Eğer Münih’i ilk kez ziyaret ediyorsanız, ulaşım ağının (U-Bahn ve S-Bahn) son derece pratik olduğunu ve şehri yürüyerek veya bisikletle gezmenin büyük bir keyif verdiğini baştan belirtelim.

Münih genel olarak oldukça güvenli bir şehir olduğu için konaklama açısından uzak durulması gereken tehlikeli bir mahallesi yok denilebilir. Sadece her büyük şehirde olduğu gibi, akşam saatlerinde ana tren istasyonu çevresindeki sokaklarda temel bir dikkat seviyesini korumanız yeterli. Tren istasyonu çevresinde pek çok Türk restoranı ve işletmesi olduğu için açıkçası biz hiç sıkıntı çekmedik.

Münih’in Mahallelerini Keşfedin

  • Altstadt-Lehel (Merkez): Şehrin tarihi merkezini ve ana turistik cazibe merkezlerini içine alan Altstadt-Lehel, Münih’in en iyi ve en merkezi bölgesidir. Münih’i ilk kez ziyaret edenler için en ideal nokta burası. Konaklama fiyatları diğer bölgelere kıyasla daha yüksek olsa da, hem aileler hem de genç gezginler için harika ve güvenilir bir seçenek. Marienplatz ve Viktualienmarkt gibi ikonik noktalar tam kalbinde yer alır.

  • Ludwigsvorstadt-Isarvorstadt: Özellikle genç gezginler için en cazip bölgelerden. Dinamik ve canlı bir atmosfere sahip olan bu mahalle, aynı zamanda ünlü Oktoberfest’in düzenlendiği Theresienwiese alanına ev sahipliği yapıyor. Şık kafeleri ve hareketli sokaklarıyla şehrin enerjisini hissetmek isteyenler için birebir.

  • Schwabing: İngiliz Bahçesi’ne (Englischer Garten) yakınlığıyla bilinen Schwabing, hem genç gezginler hem de daha bütçe dostu seçenekler arayanlar için ideal bir mahalledir. Genç, sanat dolu ve bohem bir ruha sahiptir.

  • Maxvorstadt: Münih’in müze ve üniversite bölgesi olarak bilinen Maxvorstadt, özellikle aileler için önerilen harika bir mahalledir. Pinakothek müzelerine ev sahipliği yapan bu bölge, geniş caddeleri ve entelektüel atmosferiyle huzurlu bir konaklama sunar.

  • Neuhausen-Nymphenburg: Nymphenburg Sarayı’nın görkemli atmosferine yakın olmak ve daha sakin bir deneyim yaşamak isteyen aileler için çok uygun bir bölge.

  • Sendling-Westpark: Şehir merkezinden biraz daha uzakta, sakin ve yeşil bir bölge arayan, aynı zamanda bütçe dostu konaklama tercih eden gezginler için ideal bir seçenektir.

Nerede Konakladık?

Münih seyahatimizde konaklama tercihimizi, Ludwigsvorstadt-Isarvorstadt bölgesinde yer alan Numa St.Paul’den yana kullandık. Hem Oktoberfest alanına yürüme mesafesinde olması hem de merkezi noktalara ulaşım kolaylığı düşünüldüğünde oldukça ideal bir konaklama tercihi oldu. Numa’nın ev konforunu aratmayan modern tasarımı, yorucu şehir turlarının ardından dinlenmek için harikaydı. Bilmeyenler için Numa aslında resepsiyonu veya çalışanı olmayan bir otel gibi, seyahat günü size özel verilen şifre ile binaya ve odanıza giriş sağlıyorsunuz, haftalık olarak ücretsiz temizlik personelleri odanızı temizliyor ama daha sık temizliğe ihtiyaç duyarsanız ücretli olarak talep oluşturabiliyorsunuz, biz şahsen seyahat sırasında özellikle uzun konaklamıyorsak genelde temizlik yapılmasını tercih etmiyoruz otellerde. Bunun dışında çamaşırhane, kilitli dolap gibi ihtiyaçlarınızı da Numa ile kolaylıkla çözebiliyorsunuz.

Eğer siz de Münih seyahatinizde Numa ile konforlu ve pratik bir konaklama deneyimi yaşamak isterseniz, rezervasyonlarınızda KISNISNUMA20 kodunu kullanarak %20 indirimden yararlanabilirsiniz. Bağlantıyı ve detayları buraya bırakıyoruz.

Restoran Deneyimleri

Münih, Bavyera mutfağının geleneksel yapısı ile rafine şef dokunuşlarını harmanlandığı bir şehir. Özellikle Berlin’e ve hatta Hamburg’a kıyasla daha pahalı bir şehir olması, çok kültürlü yapısı ve Bavyera kültürünün zenginliğiyle aslında Münih için beklentilerimiz biraz yüksekti. Michelin yıldızlı restoranlardan salaş Asya lokantalarına pek çok yer denedik ama Münih bizim için çok da mutfağıyla etkileyemedi. Ama yine de en çok keyif aldığımız mekanları burada derledik. Geleneksel Bavyera tavernalarından mevsimsel şef menülerine kadar, işte Münih seyahatimizden öne çıkan 10 mekan!

1. Landersdorfer & Innerhofer Şık ama kasmayan bir atmosferde, yüksek kaliteli malzemelerle hazırlanan rafine tabaklar sunuyor. Geleneksel köklerden kopmayan ama dokunuşları son derece zarif ve özenli olan bir şef restoranı. Menü mevsimin sunduklarına göre sık sık değişiyor ve kara tahtaya yazılıyor, geniş bir şarap listeleri var. Özellikle öğle yemeği için geldiğinizde görece hesaplı bir set menü de oluşturabiliyorsunuz. Güncel menüye buradan ulaşabilirsiniz.

2. Restaurant & Weinhandel Broeding Sabit bir menü yerine her gün değişen, mevsimsel 4 veya 5 aşamalı bir menü sunuyorlar. Aynı zamanda bir şarap dükkanı oldukları için tabak-şarap eşleşmeleri de fena değil. Alkolsüz içecek eşleştirmesi de bulunuyor. Menüye buradan göz atabilirsiniz.

3. Les Deux Öğle yemeği için Les Deux’nün giriş katındaki Brasserie kısmını tercih ettik; yemekler gerçekten keyifli ve lezzetliydi. Ancak mekanın övülen o geniş şarap menüsüne rağmen, servis ekibinin ilgisizliği ve şarap konusundaki bilgisizliği bizi epey şaşırttı. Belli ki o kusursuz ağırlama ve şarap uzmanlığı sadece üst kattaki fine-dine misafirlerine saklanmış. Servisten beklentiyi düşük tuttuğunuz sürece, sadece iyi bir yemek için uğranabilecek bir mekan. Brasserie kısmının menüsü burada. 

4. Wirtshaus Papa Benz Turistik rotalardan biraz uzaklaşıp, mahalle arasında samimi ve yerel bir Bavyera taverna (wirtshaus) deneyimi arayanlar için nokta atışı. Atmosferi oldukça sıcak. Menüsü ise burada.

5. Gasthaus Waltz Münih’te harika bir Avusturya/Bavyera mutfağı karması. Özellikle çıtır çıtır şnitzelleri, mevsimsel içerikleri ve özenle seçilmiş şarap menüsüyle bizi tatmin etti. Menüsüne buradan göz atabilirsiniz.

6. Max Emanuel Brauerei Wirtshaus Klasik Bavyera birahanesi kültürünün modern, genç ve dinamik bir yorumu. Hem kapalı alanı hem de geniş bira bahçesiyle, kalabalık masalar ve doyurucu yerel lezzetler için çok keyifli bir ortam sunuyor. Burası hem bir Biergarten deneyimi için gelinebilir hem de rahat bir Bavyera tarzı öğlen yemeği için.  Menüsünü buradan inceleyebilirsiniz.

7. Mokum Theresienwiese’nin hemen yanında sadece sekiz masasıyla hizmet veren, oldukça rahat bir atmosfere sahip sevimli ve küçük bir restoran. Şeflerin hazırladıkları yemekleri masaya bizzat servis ettiği bu mekanda, menüdeki makul fiyatlı ve mükemmel lezzetler paylaşım için de son derece ideal. Kadehle de sunulan geniş şarap seçkisi ve ekibin sıcak, profesyonel yaklaşımı sayesinde kendinizi evinizde gibi hissediyorsunuz. Ancak mekanın kapasitesi çok sınırlı olduğu için gitmeden önce mutlaka rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederiz. Menüsüne buradan göz atabilirsiniz.

8. Ticaret İsmiyle hemen dikkatimizi çeken, Münih’in çok kültürlü ve dinamik yapısını yansıtan lokal mekanlardan biri. Rahat ortamı ve kendine has karakteriyle akşamüzeri takılmak için çok ideal ancak bir sıkıntı var: yer bulmak baya zor. Rezervasyon için instagram profillerindeki ayrı bir hesaba (sadece rezervasyonlar için olan) bir mesaj atmanız gerekiyor. Önceden yazmamıza rağmen yer bulamadık, yer olmamasına rağmen açılış saatinde kapılarına gittik ve son dakikada bir masa bulabildik, bizden sonra gelenler ise geri dönmek zorunda kaldı. Öğlen servisinde gelenler al-götür de yapabiliyormuş. Gotzinger Platz’da yer alan mekan, hem lezzetli deniz ürünleri sunan bir bistro hem de bir balık dükkanı konseptiyle hizmet veriyor. Mekan, şef ve aynı zamanda DJ olan Sven Christ ile balık tüccarı Birhan Babayiğit tarafından ortaklaşa işletiliyor. Buranın en otantik ve keyifli detayı ise, tamamen o gün tutulan taze deniz ürünlerine göre şekillenen ve her gün yenilenen menüsü. Münih’te günlük ve taze deniz ürünü arayanlar için iyi bir alternatif. 

9. AMARi | Restaurant & Bar Modern tasarımı, endüstriyel dokunuşları ve ferah atmosferiyle öne çıkıyor. Akşama doğru güzel bir kokteyl içmek ve yaratıcı tabaklarını paylaşarak denemek için keyifli bir lokasyon. Mekan bir sanat/kültür merkezinin içerisinde bulunuyor. Kitlesi de oldukça genç, yemek menüsü cacio e pepe, burrata gibi İtalyan esintili küçük tabaklardan oluşuyor.

10. Fuyuan Chinese Restaurant Eğer et ağırlıklı Bavyera mutfağına ufak bir ara verip gerçekten iyi ve otantik Çin yemeği yemek isterseniz, Maxvorstadt’taki bu popüler adres aklınızda bulunsun; özellikle dim sum’ları oldukça başarılı. Biz hem mantılarından hem de Pekin tarzı ördeklerini denedik. Uygun fiyatlı bir Uzak Doğu mutfağı seçeneği arayanlar burayı değerlendirebilir, 20 euro altındaki hesaplar için kart kabul etmiyorlar. Akşam için rezervasyon iyi olabilir. Buradan bakabilirsiniz.

Münih Gezi Rehberi

Münih’te pek çok müze Pazar günleri bilet fiyatlarını 1 euro’ya düşürüyor. Bazı müzeler ise ücretsiz ziyaret edilebiliyor. Ücretsiz müzeleri buradan inceleyebilirsiniz.

İkonik Yapılar & Tarih Rotaları

  • Munich Residence (Münih Rezidansı): Bavyera krallarının ve düklerinin sarayı. İhtişamlı Antiquarium salonu, Rönesans dönemi avluları ve kraliyet odalarıyla şehrin kalbinde tam bir mimari şölen. Biletinizi gişeden veya bu siteden alabilirsiniz ama kapanış saatlerine dikkat edin.

  • Marienplatz & Neues Rathaus: Şehrin kalbi. Yeni Belediye Binası’nın kulesinde her gün belirli saatlerde çalan tarihi mekanik saat gösterisini (Glockenspiel) izleyebilirsiniz.

  • Asamkirche: Bavyera Rokoko mimarisinin en süslü ve baş döndürücü detaylarını barındıran gizli şaheser.

  • Heilig Geist: Viktualienmarkt’ın hemen yanında yer alan, gotik ve barok detayları harmanlayan tarihi kilise.

  • Juristische Bibliothek: Neues Rathaus içinde saklı, Art Nouveau tarzındaki büyüleyici ve fotojenik kütüphane, sadece rehberli turla gezilebiliyor.

  • Feldherrnhalle: Floransa mimarisinden ilham alınarak inşa edilen, Odeonsplatz’daki anıtsal sundurma ve buluşma noktası. Tadilatta olduğu için ziyarete kapalı, Nazi dönemi için önemli bir yapı.
  • Drückebergergasse: Nazi anıtına selam vermemek için kullanılan, yerdeki bronz taşlarla sivil itaatsizliği anan tarihi “kaytarma” sokağı.

  • Theatinerkirche: Hardal sarısı dış cephesi ve İtalyan Yüksek Barok mimarisiyle Odeonsplatz’ın simgesi.

  • St. Peter Church: Şehrin en eski kilisesi; kulesine çıkarak Marienplatz’ın eşsiz panoramik manzarasını izleyebilirsiniz.

  • Frauenkirche: Münih’in silüetini oluşturan, soğan kubbeleriyle ünlü bu gotik katedral şehrin en önemli simgelerinden.

  • Herz Jesu Church: Geleneksel kilise mimarisine modern ve minimalist bir yorum getiren, devasa cam kapılarıyla ışığı harika kullanan, mimari meraklıları için büyüleyici bir yapı.
  • Nymphenburg Sarayı: Bavyera krallarının muazzam yazlık sarayı. Geniş bahçelerinde yürüyüş yapmak çok keyifli.

Sanat, Kültür ve Müzeler

  • Museum Brandhorst: Rengarenk seramik cephesiyle dikkat çeken bu müze, çağdaş sanatın ve Andy Warhol gibi isimlerin eserlerinin nefis bir seçkisini sunuyor.

  • Lenbachhaus: Özellikle Der Blaue Reiter grubunun eserlerine ev sahipliği yapan, altın rengi modern ek binasıyla sanatseverler için kaçırılmayacak bir durak.

  • Glyptothek: Sadece Antik Yunan ve Roma heykellerinin sergilendiği, etkileyici sütunlu mimarisiyle sizi antik çağa ışınlayan büyüleyici bir müze.

  • Munich Museum of Egyptian Art (Staatliches Museum Ägyptischer Kunst): Yeraltında yer alan sıra dışı modern mimarisi ve loş atmosferiyle antik Mısır sanatına adanmış benzersiz bir deneyim.

  • Haus der Kunst: Kalıcı bir koleksiyonu olmayan, çağdaş sanatın en iddialı ve kapsamlı geçici sergilerine ev sahipliği yapan devasa bir yapı.

  • NS-Dokumentationszentrum München: Şehrin karanlık geçmişiyle yüzleştiği, Nasyonal Sosyalizm döneminin tarihini modern ve çarpıcı bir küratörlükle, objektif bir şekilde anlatan önemli bir dokümantasyon merkezi.

  • Bavarian National Museum (Bavyera Ulusal Müzesi): Bavyera’nın zengin sanatsal ve tarihi geçmişini yansıtan, heykellerden tarihi objelere uzanan muazzam bir Avrupa kültürel tarih koleksiyonu.

  • Pinakothek Müzeleri (Alte, Neue, der Moderne): Klasik dönemden çağdaş sanata kadar uzanan devasa sanat kompleksi. (Pazar günleri girişlerin sadece 1 Euro olduğunu unutmayın. Pazar günleri 1 euro olan müzelere buradan göz atabilirsiniz.)

  • BMW Welt & BMW Museum: Otomobil tutkunu olmasanız bile fütüristik mimarisiyle ilginizi çekecek, markanın tarihinden geleceğin konsept araçlarına uzanan keyifli bir teknoloji ve tasarım turu.

  • Deutsches Museum: İsar Nehri üzerindeki bir adada yer alan bilim ve teknoloji müzesi.

Doğa, Açık Hava ve Alternatif Rotalar

  • Hackerbrücke: Burası gezilecek bir yer değil belki de ama tren rayları üzerinde uzanan ve Münihlilerin akşamüstü içeceklerini alıp gün batımını seyretmek için buluştukları harika bir sosyalleşme noktası.

  • Endless Staircase (Umschreibung): Olafur Eliasson imzalı, hiçbir yere varmayan bu “sonsuz merdiven” heykeli, ofis binalarının (KPMG) arasında gizlenmiş harika bir fotoğraf ve açık hava sanat noktası.

  • Werksviertel-Mitte: Eski bir sanayi bölgesinin nasıl yaratıcı ve dinamik bir kültür, sanat ve gastronomi merkezine dönüştüğünün en iyi örneği. Sokak sanatı, modern kafeler ve dönme dolabıyla çok dinamik bir mahalle.

  • Olympiaberg: 1972 Olimpiyatları için inşa edilen Olympiapark’ın içindeki bu tepe, tüm parkı ve şehri kuşbakışı izleyebileceğiniz, özellikle gün batımında veya açık havalarda Alpler’i görmek için çıkmanız gereken harika bir yürüyüş rotası.

  • Englischer Garten (İngiliz Bahçesi): Avrupa’nın en büyük şehir parklarından biri. Eisbach nehrinde sörf yapanları izlemek veya çimlerde yayılmak için ideal.

Münih'ten Günübirlik Rota Fikirleri

Tarihin İzinde: Augsburg

Münih’ten trenle veya araçla sadece bir saat uzaklıkta yer alan Augsburg, Almanya’nın en eski şehirlerinden biri ve Romantische Straße’nin (Romantik Yol) en keyifli duraklarından. Rönesans mimarisinin izlerini taşıyan sokakları, görkemli belediye binası (Rathaus) ve 16. yüzyıldan kalma dünyanın en eski sosyal konut projesi olan Fuggerei ile harika bir tarihi günlük rota alternatifi sunuyor. Şehrin sakin ve dingin atmosferi, Münih’in hareketliliğinden sonra harika bir mola noktası.

Füssen ve Bavyera’nın Masal Şatoları

Münih’ten yaklaşık 2 saatlik bir yolculukla ulaşabileceğiniz Füssen; freskli yerel binaları ve nehir kenarındaki zarif şapelleriyle bölgenin derin kültürel dokusunu yansıtıyor. Sabah erken saatte rotayı şatolara çevirdiğinizde, geniş düzlüklerde yalnız başına yükselen St. Coloman Kilisesi sizi karşılıyor. Vadideki Hohenschwangau Şatosu (Hohenschwangau Castle) ve Bavyera Kralları Müzesi, bölgedeki krallık vizyonunu anlamak için harika başlangıç durakları.

Kral Ludwig’in Mirası: Neuschwanstein Şatosu

Sık ormanlarla kaplı tepelere tutunan ve Disney’e ilham olan Neuschwanstein Şatosu’na ikonik Marienbrücke’den (Marien Köprüsü) bakmak gerçek bir büyü. İçini gezmek için biletleri haftalar öncesinden almalısınız. Biletiniz yoksa veya bizim gibi köpeğinizle seyahat ediyorsanız üzülmeyin; aracı Alpsee’deki P4 otoparkına bırakıp, 5€’luk shuttle ile Marienbrücke’ye çıkabilirsiniz. Burası gün içinde çok kalabalıklaştığı için sabah erken gitmekte fayda var. Müze ve Hohenschwangau’yu da kapsayan kombine bilet alırsanız, iki şato arasındaki geçiş ve tur için 2-2.5 saat ayırmayı unutmayın.

Kusursuz Bir Simetri: Linderhof Sarayı

Kusursuz bahçe simetrisi ve altın detaylı havuzuyla Linderhof’ta bilet bulmak Neuschwanstein’a kıyasla çok daha kolay. Bahçeye giriş ücretsiz ve köpek kısıtlaması yok. Sarayın içine sadece kucakta taşınan köpekler alındığından, biz Robin’le sarayı dışarıdan seyredip bahçenin tadını özgürce çıkardık. Neuschwanstein şöhretiyle öne çıksa da, Linderhof’un butik ve zarif yapısı bizi nedense daha çok büyüledi.

Göller bölgesindeki favorilerimiz: Eibsee ve Geroldsee

Saraylardan sıyrılıp rotamızı doğaya çevirdiğimizde Bavyera’nın eşsiz gölleri kucak açıyor. Dünyaca ünlü Eibsee, turkuaz rengiyle muhteşem bir görsel şölen sunuyor. Öğlen saatlerinde dev otoparkı hızla dolduğu ve çok kalabalıklaştığı için erken gitmek şart; yine de göl etrafında sakin köşeler bulmak mümkün. Vaktiniz varsa teleferikle Almanya’nın zirvesi Zugspitze’ye çıkıp Eibsee’ye yukarıdan bakabilirsiniz. Rotamızdaki Wanderweg am Geroldsee ise suyu Eibsee kadar iddialı olmasa da, dağ manzaralı dinginliğiyle bizim asıl favorimiz oldu; Robin’le uzun yürüyüşler yapmak çok huzurluydu. Çamlarla çevrili Alpsee ve dağların suya vurduğu Walchensee de diğer harika göl rotaları arasında.

Şelaleler ve Doğa Yürüyüşleri

Sadece göllerle yetinmeyip Bavyera’nın vahşi doğasına karışmak isterseniz, sarp kayalıklardan gürleyen Partnach Gorge (Partnachklamm) kanyonunu ve ormanın içine gizlenmiş Kuhfluchtwasserfälle şelalelerini de vaktiniz kalırsa günlük rotanıza kesinlikle eklemelisiniz.

Arama